Yazarın Notu
Bu kitap bir terapi kitabı değildir.
Bir kişisel gelişim rehberi hiç değildir.
Sana “iyi hissetmenin yollarını” da anlatmaz.
Bu kitap, Alfred Adler’in bireysel psikoloji yaklaşımını temel alan bir bakış açısıyla günümüz insanının kaçınmalarını, ertelemelerini ve hayat yalanlarını net, doğrudan ve süslemesiz bir dille ele alarak yüzleşmelerini sağlar.
Psikoloji tarihinin üç büyük ismi olan Sigmund Freud, Carl Jung ve Alfred Adler, insanı anlamaya çalışırken üç ayrı kapı açtılar. Freud geçmişe baktı. Jung derinliğe baktı. Adler ise yönü işaret etti.
Bu kitap, Adler’in şu basit ama rahatsız edici sorusunu merkeze alır: İnsan, hayatını gerçekten ne zaman yaşamaya başlar?
Adler psikolojisi insanı travmasının, geçmişinin ya da duygularının tutsağı olarak görmez. İnsanı seçimleriyle yön alan, sorumluluk aldıkça güçlenen bir varlık olarak ele alır. Bu yüzden Adlerci yaklaşım rahatlatıcı değildir. Ama özgürleştiricidir.
Bu kitap Adler’in fikirlerini akademik bir metin olarak sunmaz. Bir “öğreti” anlatmaz. Bir sistem öğretmez.
Bunun yerine şunu yapar: Okuru, kendi hayatıyla baş başa bırakır.
Bu kitap boyunca kimse seni kurtarmayacak. Ama sana, nerede saklandığını gösterecek. Ve orada seni rahat bırakmayacak.
Eğer bu kitabı okurken zaman zaman rahatsız olursan bu bir hata değildir. Bu, kitabın çalıştığı yerdir.
Şimdi mesele anlamak değil. Haklı olmak hiç değil. Mesele kapının önünde beklemeyi bırakmak.
Mesele kapının önünde beklemeyi bırakmak.
Hazırsan artık birlikte içeri girmeyeceğiz. Sen gireceksin.
Hava kilidinin içindesin. Önünde kendi kabinine açılan iç kapı var; camı buğulu, ardında sıcak ışık. Kapı, kabinle aradaki basınç farkı sıfırlanınca açılır.
Basılı tuttukça kabinle basınç farkı sıfıra iner. Bırakınca durur.
Bu sahne JavaScript ile çalışır.
Kabinle basınç farkı 101,3 kPa
Basılı tut. Basınç farkı yarıya indi. Basınç eşitlendi. Kapı açılıyor.